Gebelikte (Hamilelikte) Beslenme
Gebelikte beslenmenin anne ve bebek açısından önemi büyüktür. Gebelikten önceki beslenme şekli ve gebe olduktan sonraki beslenme anneyi ve bebeği önemli ölçüde etkiler. Fetüsün yani bebeğin gelişimi annenin gebelik öncesi ve gebelik sonrasındaki beslenmesiyle yakından ilgilidir. Çünkü anne karnındaki bebeğin tüm besin gereksinmesi anneden sağlanır. İyi beslenmeyen gebelerde fetüsün besin öğesi ihtiyacı bir dereceye kadar annenin vücut depolarından ( yedeklerden ) karşılanır. Yedekler de bitince annenin dokuları yıkılarak bebeğin besin ihtiyacı için kullanılır. Örneğin, bebeğin kalsiyum ihtiyacını annenin kemik ve dişlerinden çekilerek kana verilen kalsiyumdan karşılanması sonucu annenin kemikleri zayıflar, dişleri çürür. Bu durumdan gebe kadın ve fetüs ( anne karnındaki bebek ) zarar görmeye başlar.
Hamile kalmadan üç ay geriye giderek ve hamilelik sırasında, folik asit takviyeli beslenmek doğacak bebekte anomali olma ihtimalini düşürmektedir. Bu durum son 15 -20 yıllık araştırmalarla kesinlik kazanmıştır. Yapılan araştırmalar spina bifida ve diğer NTD’ lerinin (Nöral tüp defekti) annenin beslenmesi, özellikle de folik asit alımı ile ilgili olabileceğini göstermiştir. 1992 yılında Amerika Birleşik Devletleri Halk Sağlığı Servisi gebe kalma olasılığı olan15-44 yaş arası kadınların her gün 400 mikrogram folik asit almasını önermiştir. Bu miktarda alınan folik asidin spina bifida ve diğer nöral tüp defektleri riskini %50-70 oranında azalttığı gösterilmiştir. Bu amaçla folik asit alımı gebe kalmadan 1-3 ay önce alınmaya başlanmalı ve gebeliğin 1. ayının sonuna kadar kullanılmalıdır. Fakat birçok gebeliğin plansız gerçekleştiğini düşünürsek herkesin 400 mikrogram folik asidi sürekli alması gerekir. NTD’ li doğmuş çocuğu olanların başka çocuk istemeleri durumunda yüksek dozda folik asit kullanmanın tekrar Nöral tüp defektli bebek dünyaya getirme riskini % 70 azalttığı tespit edilmiştir.
Bu örnek gibi pek çok önemli beslenme yetersizliği sonuçlarıyla karşılaşmamak için annenin gebeliği sırasında yeterli ve dengeli beslenmesi çok önemlidir.
Gebelik yani hamilelik doğal, fizyolojik bir olaydır. Gebenin beslenmesinde amaç kendi fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayıp geri kalanını depolayarak gerektiğinde fetüs için kullanmaktır. Hem gebelik öncesi hem de gebelik sırasında yeterli ve dengeli beslenen annelerin çocuklarının diğerlerine göre daha sağlıklı ve normal olma olasılıkları daha yüksektir.
Gebelikte beslenme tüm besin öğelerini içeren (protein, vitamin, karbonhidrat, yağ, mineral, su ) yiyecekleri her öğünde yeterince tüketmesi şeklinde olmalıdır. Bir grubu fazlalaştırıp diğer grupları eksik tutmak dengesiz beslenme şeklidir. Dengeyi enerji değeri yüksek yağlar ve karbonhidratlar lehine bozmak doğum öncesi ve sonrası fazla kilo problemi demektir.
Gebe kadın gebelikten önceki günlük faaliyetlerini hala sürdürüyorsa, vücut ağırlığındaki artışa paralel olarak yaptığı aynı işe göre harcayacağı enerji miktarı artar. Bu artışın giderilmesi gerekir. Fakat gebeliğin ikinci yarısında çok fazla iş yapması önerilmez.
Gebe kadın için çok özel bir beslenme şekli gerekmez. Normal bir bireyin sağlıklı beslenme kuralları gebe kadın için de geçerlidir. Sadece alınması gereken porsiyon ölçülerinde biraz artış gerekir. Bu bilgiler ışığında gebelerin beslenmeleri şöyle özetlenebilir:
- Gebelerde günlük protein ihtiyacı kilo başına 1,3 gr kadardır. Bu miktarın önemli bir bölümü de yumurta, et, süt proteini gibi biyolojik değeri ve emilebilirlik oranı yüksek protein kaynaklarından sağlanmalıdır. Bu yiyeceklerle ihtiyacı karşılayacak imkanlar yoksa kuru baklagil ve tahıl proteininin miktarı da artırılması gerekebilir.
- Gebeler kalsiyum ve fosfor içeren gıdaları mutlaka almaya çalışmalılar. Bunlar başta süt ve süt türevleri, yumurta, balık, sebzeler olarak sıralanabilir.
- Demir mineralini içeren gıdalar sık tüketilmelidir.Bunlar: Yumurta sarısı, kuru üzüm gibi kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, tahin, pekmez…
- Yiyecekler hijyen kurallarına uygun yani temiz hazırlanmalı, tarım ilacı kalıntıları ve mikrobik bulaşma olmaması için sirkeli suda 20 dakika bekletilerek yıkanmış meyve sebzeler tüketilmelidir.
- Gebelik öncesi boy ve kilosu normal değerlerde olan bir kadının beslenmesinde enerji artışı ilk aylarda 150 sonraki aylarda 300 kalori olabilir. Gebelikten önce kilosu normalin üstündeki kişilerde bu oran düşürülür. Normalin altındaki kişilerde ise biraz daha kalori eklemesi yapılabilir. Normal kilo ile gebe kalanlarda tüm gebelik boyunca toplam kilo alımı 9-13 kg’ ı geçmemelidir.
- Gebelere vitaminlerden hepsini yiyeceklerle alması önerilmekle birlikte takviye olarak B grubu vitaminleri özellikle folik asit verilebilir.
- Gebeler yemeklerinde zeytinyağı az olarak da tereyağı içeren yağları kullanmalılar. Gerekirse Omega 3-9 yağ asitlerini içeren besin takviyesini doktorlarına danışarak kullanmalılar.
- Gebe kadında şişme ( ödem ) oluşuyorsa doktoruna danışarak tuz alımını azaltmalılar.
- Fazla gaz yapıcı besinlere dikkat edilerek beslenilmeli. Doktora danışmadan ilaç kullanılmamalı, sigara alkol alınmamalı, aşırı çay ve kahveden kaçınılmalıdır.
- Doktor takibinde gerekli tetkiklerini ihmal etmeden sorumluluk bilinci ile hareket edilmeli.
- Stresten uzak durulmalı
Sağlıklı bir gebelik süreci yaşanması dileklerimizle , bu çok özel sürecin keyfini çıkarın.
